Teknoloji ve tıp dünyasında “sessiz” felaket: Katar’daki üretim tesislerinin vurulmasıyla dünya helyum arzının üçte biri kesildi. MRI cihazlarının soğutulmasından yarı iletken üretimine kadar hayati önem taşıyan bu gazın yokluğu; hastanelerde çekimlerin durma noktasına gelmesine ve mikroçip krizinin derinleşmesine yol açıyor. Uzmanlar, “telafisi imkansız” bir kıtlık kapıda uyarısı yapıyor.
7 Mart 2026 itibarıyla savaşın etkileri sanayi ve tıp dünyasını felç etti. Dünyanın en büyük helyum ihracatçılarından biri olan Katar’ın, İran füzeleriyle hedef alınması üretim hatlarını devre dışı bıraktı. Havadan hafif olduğu için depolanması en zor elementlerden biri olan helyumun ikamesinin bulunmaması, kuantum bilgisayarlardan uzay roketlerine kadar pek çok stratejik sektörü “durma” noktasına getirdi.
Krizin merkez üssü, Katar’ın dev sanayi şehri Ras Laffan. İran mühimmatlarının hedefi olan bu kritik bölgede, QatarEnergy güvenlik gerekçesiyle üretimi tamamen durdurdu. Günde yaklaşık 17 ton sıvı helyum üreten tesisin devre dışı kalması, küresel arz zincirinde devasa bir delik açtı. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin de felç olması, mevcut stokların dünyaya ulaşmasını imkansız kılıyor.
Helyumun yokluğu, eğlence sektöründen çok daha fazlasını tehdit ediyor. Bu gaz, ikamesi olmayan şu alanlarda “can damarı” görevi görüyor:

Uzmanlar, krizin kalıcı olup olmayacağını belirleyecek süreyi açıkladı: 14 gün. Helyum danışmanı Phil Kornbluth’a göre, eğer çatışmalar iki haftadan fazla sürerse tedarik zincirleri tamamen çökecek. ABD Savunma Bakanı’nın operasyonların 8 hafta sürebileceğini açıklaması ise korkulan senaryoyu destekliyor. Eğer tesisler fiziksel olarak ağır hasar aldıysa, üretimin normale dönmesi tam bir yılı bulabilir.
Kıtlık riski şimdiden faturalara yansımaya başladı. Dev gaz şirketleri (Linde, Air Liquide vb.) müşterilerine “helyum ek ücreti” uygulamaya koyuldu. Sektör temsilcileri uyarıyor: Dünya, toplam arzın %30’undan fazlasını kaybetmeyi kaldıracak bir alternatif yapıya sahip değil.
Editör: Dilara Keskin